Kılıçdaroğlu: Erdoğan gideceğini görüyor, kaybedeceğini görüyor | HABER.com.tcHABER.com.tc

16 Nisan 2021 - 22:24

Kılıçdaroğlu: Erdoğan gideceğini görüyor, kaybedeceğini görüyor

reklam
Kılıçdaroğlu: Erdoğan gideceğini görüyor, kaybedeceğini görüyor
Son Güncelleme :

06 Mayıs 2020 - 2:49

1 kez okundu
reklam

Yukarı Çık

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bir insan kayıtlı bir yere oyla kazanç. Bir insan eğer ortaya çıkan tabloyla gideceğini görüyorsa, nerede hata yaptığını sorgulamalıdır. Ama hayır ben hiç kusur yapmadım, devlet çağrıda bulunmak zaten benim anlayışıyla yönetirse sorun çıkar” ifadelerini kullandı

Kılıçdaroğlu: Erdoğan gideceğini görüyor, kaybedeceğini görüyor

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için, “Gideceğini görüyor, kaybedeceğini görüyor. Acaba yerimde nasıl tutunurum bunun arayışı içinde” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

1 Mayıs dolayısıyla alın teri döken, evine helal ekmek götüren tüm emekçilere saygılarımızı sunarız. Bütün sendikaların 1 Mayıs’a sahip çıkması dek doğal bir şey yoktur. Taksim bu bağlamda önemli bir merkezdir. Zaten sokağa çıkma yasağı var kitlesel bir eylem olması imkansız. Yürüye Yürüye gibi birkaç insan çelenk bıraksa ne olur bundan.

“HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK”

Covid-19 aslında topluma düşünme fırsatı verdi. Oturup düşünmek zorundayız. Kuşkusuz bu us sadece Türkiye’de değil bütün dünyada dünyanın bugün içinde bulunduğu durumu düşünme fırsatı yakaladılar. Hepimiz evdeyiz, bir zamanlar ramazanda bir iftar yemeğine katılırdık. Bu süreçte ülkeyi yönetenler ilk önce olmak üzere bütün aydınların oturup düşünmesi lazım “Hatalarımız var mı?” Ön yargılardan arınmak gerekiyor. Covid-19 sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

“SOSYAL DEVLET UNUTULDU”

Diyorlar ama dünya daha otoriter yönetimlere teslim olacak; Trump örneği, Erdoğan örneği veriliyor. Bir başkası ise sosyal devletin önemi öne çıkacak diyor. Biz de oturup düşündük; sosyal devletin bu vakit içinde unutulduğunu düşündük. En Düşük maliyetle ne değin kar elde ederiz. Yoksul toplumlar daha da fakirleşti. Kazanç düzeyi iyi olanlarda rahatlık düzeyi daha da arttı. Yoksulluğun arttığı, işsizliğin arttığı, ölümlerin olduğu bir Orta Doğu, Afrika’yı düşünelim. Buralardaki millet bu kaostan nasıl etkileniyorlar. Kurtuluşu gelişmiş ülkelere gitmekte arıyorlar.

GÖÇ GELMESE YİNE GÖRMEZDEN GELECEKLERDİ

Irak’ta Suriye’de kan akıyordu, ölenlerin yüzde 99,9’uda Müslüman. Hiçbir vakit bu ülkelerde demokrasiyi geliştireyim diye özel bir girişimde hiç bulunmadılar. Amerika ve Rusya’da kendi karları için o ülkelere girdi. Gelişmiş ülkelerin sorumluluğu var. Kendi ülkelerine ne süre göç geldi o zaman müdahale ettiler. Göç gelmese tekrar görmezden geleceklerdi. Niçin bütün Müslüman ülkelerindeki üniversite sayısı ABD’deki kadar yok. Niçin ansızın kaybettik, bunları sorgulamamız lüzumlu. Pülütokratlar diye bir grup çıktı. Patrondan daha artı para şampiyon bir sınıf ortaya çıkıyor. Bunların zenginliklerini biz nasıl eksik gelişmiş ülkelere kaynak olarak aktarabiliriz?

“HERKESİN BİR ARAYA GELDİĞİ BİR ANAYASA ÇIKARMAK LAZIM”

Türkiye’de anayasalar şu veya bu etki altında yazıldı. Bir anlaşma arayamadık, buna bir türlü fırsat verilmedi. Darbelere takıldı. Buradan Türkiye’yi dahil etmemek, tüm herkesin bir araya geldiği bir Tüzük ortaya dışında tutmak lüzumlu. Parlamentoda 16 madde okudum. Bir parlamentonun 100. yılında bir gelecek perspektifi çizmemişseniz siz içten düzgün bir politikacı değilsiniz. Ben bunu çizdim.

ERDOĞAN’A NIÇIN YANIT VERMEDİ?

Biz eğer sahiden ön yargılarımızdan arınırsak o süre insan olmanın ne kadar önemli olduğunun farkına varacağız. (Erdoğan’a neden yanit vermediniz?) Yanit vermeye bedel mi? Kin ve öfkeyle devlet yönetilmez. Sana defalarca ‘evet’ diyen insanı dinlemesen de olur. Eğer sana biri ‘hayır’ diyorsa onu dinlemelisin. Devleti idare eden kişilerin liyakatin ne olduğunu bilmeleri gerekir. İnsana hizmet eden bir organdır devlet. En tepedeki devletin sigortasıdır. Herkesi kucaklaması gereken bir kişi, kendi partisi lehine çalışır diğerlerini, karşı taraf görürse Cumhurbaşkanı olmaz. Erdoğan’ın konuşması yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devleti namına beni üzdü. Bu ülke kanla, gözyaşıyla kuruldu. Her karışında vardır.

“ERDOĞAN GİDECEĞİNİ GÖRÜYOR”

Bir insan belirlenmiş bir yere öyle kazanç. Vatandaşa gidersin oy vermezse görevden ayrılırsın. Bir insan gideceğini görüyorsa, nerede kusur yaptığına bakması lazım. “Benim üzerimde hiçbir şey yoktur” mantığı ile devlet yönetirse işler karışır. Erdoğan gideceğini görüyor. O yüzden “Ne yapsam da tutunsam?” diyor. Biz uyardık, “Şunu şunu yapın” dedik. Bir kısmı yapıldı fakat bir kısmı da yapılmadı. Covid-19 olayı Çin’de ortaya çıktığında yapılacak birincil meslek Sağlık Bakanı’nı misafir etme edip “Siz geçen yıl rapor hazırlamıştınız gel kısa toplantı ver” demekti, yapılmadı.

“18 YILLIK AKP İKTİDARINDA FAKIR SAYISI ARTTI”

Cumhuriyet’in yetiştirdiği ve hepimizin gurur duyduğu bir afiyet sistemimiz var. En yetenekli doktorlar, hekimler Türkiye’de. 24 saat çalıştılar mı çalıştılar. Biz ne yaptık bunu alkışladık. Ek tahsis teklifinde bulunduk, gerçekleştirdiler. Fakat kapsam açık havada bırakılanlar oldu. Yoksullukla mücadele, bir ülkeyi 18 yıl kesintisiz yöneteceksiniz. İstediğiniz kanunu, kararnameyi çıkaracaksınız. 18 yılın sonunda fakir sayısı azalmadı, arttı. madem ki ramazandayız, bütün AKP’li kardeşlerimize aramak isterim; bu ülkede neden hala çocuklar yataklarına aç giriyor? Niçin halk müziği işsizlikten intihar ediyor?

“HÜKÜMET ÜÇ AYDA 668 KATRİLYON KULLANDI”

2020 birincil üç ayında hükümetin topladığı verdi 176 milyar TL, 22 milyar TL dışarıdan borç, 43 milyar içeriden borç, 40 milyar TL döviz bozdu merkez. 56 milyar TL’de para bastı. Kağıt maliyeti. Bu Merkez bankasının verisi. O da yetmedi doları 7 TL’de tutmak için Merkez Bankası’nın rezervleri düştü. Elden geçen para 536 milyar TL. Toplamda eski para ile 668 katrilyon para hükümet kullandı. Yoksullara 4.4 milyar TL para verildi. Bin TL, bir sefere bile bile. Özellikle AKP’li kardeşlerim dinlesinler. Bu sürede ödenen faiz miktarı 38 milyar TL. Fakir fukaraya 4 milyar tefeciler 38 milyar veriyorsunuz. Ben bunları anlatınca yine kıyamet kopacak. Yoksul fukaranın hakkını kim savunacak?

Teferruatlar geliyor…

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam