Ziya Selçuk’tan telafi eğitim açıklaması | HABER.com.tcHABER.com.tc

2 Mart 2021 - 14:15

Ziya Selçuk’tan telafi eğitim açıklaması

reklam
Ziya Selçuk’tan telafi eğitim açıklaması
Son Güncelleme :

01 Mayıs 2020 - 12:18

8 kez okundu
reklam

Yukarı Çık

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, telafi eğitim sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Selçuk, telafi eğitiminin kısa sürede tamamlanacak bir süreç olmadığını belirterek telafi ihtiyaçları konusunda çalışmaların devam ettiğini bildirdi

Ziya Selçuk’tan telafi eğitim açıklaması

Ulusal Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, telafi eğitimlerine ilişkin, “Bu bir maraton koşusu. Biz yolda telafiyi yalnızca üç, beş haftalık bir mesele olarak görmüyoruz. 2020-2021 yılının tamamının keza bayağı eğitim düzenini devam etmek keza de telafinin tamamlanması ile ilgili olarak bakıyoruz” dedi.

Bakan Selçuk, Gazeteci Nuran Çakmakçı’nın Instagram hesabından yapılan canlı yayında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

YKS ve LGS sınavlarıyla ilgili durumun ne olacağı yönündeki soruya yönelik Selçuk, “Bizim konumuz Ulusal Eğitim olarak LGS’dir. YKS, YÖK ile ilgili. Pazartesi akşam, bununla ilgili bir açıklama olacak. Bu mesele, vaktiyle olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi içinde hemen karar verdiği ve bir şekilde tamamlandığı bir süreç değil. 7 Haziran’ı Milli Eğitim Bakanlığı kendi belirledi. Bundan Böyle bu kararlar, çoğu bakanlığın birlikte istişare ederek bazı görünüm alışverişlerini yaparak karar vermesi gereken bir şey. Bu durum olağanüstü bir durum. Bilim Kurulu ne diyecek? Sıhhat Bakanlığı’nın elindeki tablo nedir? Öteki sektörlerdeki şart nedir? Tüm bunları ele alarak verilmesi gereken bir karar. Pazartesi günü yapılacak toplantının sonunda ortaya çıkan tabloyla ortaya çıkacak” karşılığını verdi.

‘LGS’NİN YAPILMAMASI LAF KONUSU DEĞİL’

Bir Takım ülkelerin sınavları stadyumda yaptıklarının, Türkiye’de de ailelerin sınavlarla ilgili endişelerinin olduğunun hatırlatılması üzerine Selçuk, şöyle devam etti:

“Bizim okullarımız açık. Öğretmenlerimiz hazır, her türlü imkanımız var lakin açmıyoruz. Niye açmıyoruz? Çocuklarımızı riske atmak istemediğimiz için açmıyoruz. Biz LGS sınavında bir riski göze alır mıyız? Asla almayız. Kendimizi hazır hissettiğimizde her bir çocuğumuzun bize itimat olduğunu, onun sağlığından bizim sorumlu olduğumuzu, hiçbir çocuğumuzu riske atmak gibi bir sıkıntının içinde olmayacağımızı toplumun bilmesi gerekli. Bu yüzden de bir sınav nasıl yapılır? Stadyum işi, işin azıcık magazin kısmı. Biz Türkiye’de Allah’a şükür çok imkana sahibiz. Her bir sınıfta kaç öğrencimiz olacak? Aralarındaki mesafe ne olacak? Çocuklarımızın kullanması gereken kalem, silgi, dezenfekte işlemleri ile ilgili malzemeler, öğretmenlerin rolleri ne olacak? Veliler nasıl bir pozisyon almalılar? Okul bahçesindeki durum nasıl olacak? İki imtihan arasındaki aylaklık nasıl değerlendirilecek? Çocukların yönetimi nasıl olacak? Bütün bunlarla ilgili detaylı senaryolar çalıştık. Öğretmenlerimizden, il müdürlerimizden, ilçe müdürlerimizden somut olarak simülasyonlar istedik. Filanca ilçeyi pilot olarak alalım. Bu ilçeye kaç öğrencimizi nasıl yerleştiriyoruz, ne nesil sorunlar çıkıyor, bunu nasıl çözüyoruz? Endişe etmesinler. Bununla ilgili Bilim Kurulunun önerilerini dikkate alarak çocuklarımızın sosyal mesafesi ne olmalı? Ne şekilde bir yaklaşım olmalı? Bununla ilgili konuşmalar sürüyor. Problem değil. LGS’nin yapılmaması söz konusu yok.”

‘TELAFİ EĞİTİMİNDE BÖLGESEL İHTİYAÇLAR DİKKATE ALINACAK’

Bakan Selçuk, telafi eğitimlerinin nasıl yapılacağı konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Telafi demek, fiilen okula gidilmeyen, yüz yüze eğitim yapılmayan günlerdeki kazanımların edinilebilmesi için nasıl bir işlem yönetilmeli? Diyelim ancak iki aylık bir eksiğimiz var. Bu iki ayda hangi sınıfta, hangi kazanımlar var? Biz televizyonla eğitim vasıtasıyla bunun ne kadarını yapabildik? Geriye ne kadarı kaldı? Eksiğimiz var mı? Bu eksiğimiz hangi kazanımlarda daha çok laf konusu? Televizyonla eğitim, internet EBA tabanlı eğitim, yüz yüze eğitim. Bunların her birini toplayıp her birinin bütün teşkil edeceği bizim okulların açık olsaydı, çocuklarımızın durumu neydi. Akşamları EBA televizyonunun desteğinin devam etmesi de söz konusu olabilir. Biz bu televizyonu kapatmayı düşünmüyoruz. Bu televizyonda birçok içeriğimiz devam edecek. Telafiyi canlı bir durum olarak görelim.”

Bakan Selçuk, çocukların ihtiyaçlarına tarafından bir araştırma yaptıklarını ifade ederek şöyle konuştu:

“Çocuklarımızın ölçme ve değerlendirme açısından ihtiyaçları nedir? Önümüzdeki süreçte de ölçme değer biçme çalışmaları yapılacak. Bu incelemeler sonucunda bizim tablomuz nedir? Buna baktığımızda şu kadar bir eğitime gereklilik var diyebileceğimiz. Bunun süresi kaç hafta olur? Çocuklarımızın ilçe ve il düzeyindeki bölgesel farklılıklar da laf konusu edinmek kaydıyla eksiklerini tamamlaya dönüktür. Her hafta il müdürlerimizle buluşma yapıyoruz. Öğretmenlerimizle destan yazıyorlar. İl müdürlerimizle şunu konuşuyoruz. Telafi bölgelere tarafından değişir. Telafi ihtiyaçları konusunda çalışmaları devam ettiriyoruz. Bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınacak.”

OKULLAR AÇILDIĞINDA NE GİBİ ÖNLEMLER ALINACAK?

Okullar açıldığında koronavirüse karşı nasıl bir önlem alınacağı konusuna değinen Selçuk, çocuklara deneme yapılması, maske kullanımı, sosyal mesafe gibi durumların hekimlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Koronavirüs gibi salgın hastalıkların müfredat içerisinde yer alıp almayacağına ilişkin soruya ise Selçuk, “Korona aslında bir genel tablo dünya açısından. Biz LGS’de misal sorular yayınlıyoruz. Yeni cins soru yazmak uzmanlık istiyor. Türkiye’nin en yüksek data birimine sahip uzmanlar soru hazırlıyor. Bu sorular koronayla ilgilidir. Temizlikle, özdenetim, stresle baş etme bu cins durumlarda kendimizi korumanın yollarıyla ilgili biz bu içerikleri sistemin içerisine yediririz.” dedi.

‘TELAFİYİ 3-5 HAFTALIK MESELE OLARAK GÖRMÜYORUZ’

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, derslik geçmenin nasıl olacağına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Eğitimde kayda değer olan, çocukları, öğretmenleri sıkıntıya sokmak yok. Süreci nasıl kolaylaştırırız. Biz bu süreçte, yalnızca kazanımlara dayalı bir eksiklikle gösterme açısına sahip olamayız. Biz insan temelli bir görüntü açısına sahip olmalıyız. Aileyi, anne babayı, çocuğun ruh sağlığını da düşünmeliyiz. Akademik eksiklikler, kazanımlardaki telafi edilmesi gereken hususlar çok kısa sürede telafi edilir. Sınıfta kaldınız demek basit. ‘İkinci dönem daha iyi çalışacaktım.’ diyebilir çocuklar. Çocuklarımızın elinden bu hakkı almak istemiyoruz. Derslik geçme kolaylaşıyor değil. Buna çocuğun ruh sağlığı, toplumun morali açısından da bakmak gerekli. Önemli olan MEB’in çalışması ödevini yapması. Biz gerekeni yapacağız diyerek topluma deklarasyonda bulunuyoruz.”

Birinci dönemde devamsızlıktan kalmayan çocukların notunun geçerli sayılacağını bildiren Selçuk, “Bu isterse üniversite sınavına girecek lise son sınıf öğrencisi için olsun. Mesuliyet sınavlarının yapılması suretiyle çocuğumuzun eksiğini giderir, yargı kaybını önleriz. Daha Sonra eksikliklere bakarız, neler yapabiliriz diye çalışıyoruz. Esas eğitimde de bu böyle. Veli sınıf tekrarı isterse gelişimsel olarak fırsat tanımak isterse bu da olabilir.” ifadelerini kullandı.

Selçuk, “Bu bir maraton koşusu. Biz yolda telafiyi sadece üç, beş haftalık bir mesele olarak görmüyoruz. 2020-2021 yılının tamamının ayrıca olağan eğitim düzenini devam etmek keza de telafinin tamamlanması ile ilgili olarak bakıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

AA

 

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam